İK’da Bugünü Değil; Geleceği Değiştir…

Yaptığımız her işte bir monotonluk seziyoruz değil mi? Hayır dememiz için hiçbir sebep bulunmuyor çünkü. Karamsar olmaktan hoşlanmam fakat durum maalesef böyle.

 

Temel fizyolojik ihtiyaçlarımız ve onun dışında yaptığımız aktiviteler oldukça sınırlı. Bu düşüncenin bilincinde olduğumuz zaman her şey daha farklı geliyor. Mesela her gün geçtiğin yollardan değil de aynı yere çıkan fakat daha farklı yerden, belki uzatarak belki kestirme bir yol bularak gitmeye başlıyorsun. Dört duvar arasındaki özgürlük dar gelmeye başlıyor. Çevrendeki kimsenin senin gördüğün bu durumu görmeyişi canını sıkıyor ve en yakınındaki insan ile iletişim kurmak anlamsız hale gelmeye başlıyor.

 

Bu durum İK içinde geçerli: her gün aynı çerçeveden manzarayı izliyoruz. Belki manzaramız güzel fakat içinin dolu olduğunu pek düşünmüyorum.

 

Sosyal vitrin tarafımız oldukça donanımlı görünüyor değil mi? Sosyal vitrinden kastım; gerçek hayatımızdan daha çok dikkat ettiğimiz ve üzerinde titrediğimiz sosyal hesaplarımız, internet sitelerimiz, görsellik son derece ön planda olan, ara ara bilgiye yer verdiğimiz, teknolojik olarak hayatta olmak demektir. Her geçen gün vitrinimiz sosyal mezarlık olma yolunda ilerliyor ve önüne geçemiyoruz.

11988287_932101146882114_3762838862426549412_n

Demek istediğim tam olarak bu. Sosyal vitrinin ne kadar iyi olursa olsun, önemli olan ayaklarının altında seni yükseltecek bilgi donanımı veya kişisel gelişim artılarının olması.

 

İsterseniz şimdi sosyal vitrin boyutuna hepimizin önem verdiği birkaç örnek verelim:

 

-Şık bir profil fotoğrafı

-Neşeli paylaşımlar

-Dikkat çekici bir iki tweet

-Gündemi yakalamak

-Instagram da göz alıcı fotoğraflar…

 

Sosyal vitrin için en önemli olmazsa olmazlarımız arasında yer alan bunlara benzer daha birçok ufak çaplı örnek verebiliriz.

 

Buraya kadar her şey gayet güzel eğlenceli, peki donanım vitrinimiz ne durumda?

 

Donanım vitrini; okuduğumuz kitaplar ve dergiler, spesifik uğraşlarımız ve amaçlarımız, öğrenme isteği ve meraklılık, ilgi alanlarımız. Kısaca sosyallik ile donanımımızı bağdaştırarak donanım vitrinimizi oluşturabiliriz. Örneğin deneyimli ve alanında uzman bir kişi ile karşılıklı sohbet etmek o kişi ile bir araya geldiğimizi vurgulamak için çekildiğimiz fotoğraftan daha verimli olacağına inanıyorum.

 

Sizce facebook hesabı olmak gerçekten var olmak demek midir? İşte burada durup düşünmemiz, eleştirmemiz, yazmamız, sorgulamamız gerekiyor. Peki nasıl?

 

Bir yazı yazılıyor fakat tek taraflı, ne eleştiri var nede yorum! Karşılıklı etkileşim olmadan, algılarımızı açmayıp düşünmekten mahrum kalıyoruz. Bu durumu platonik aşk’a benzetiyorum, ne kadar yazarsan yaz ama tek taraflı!

 

Temennim daha verimli bir ortamda, biz öğrencileri peşinden sürükleyecek, bol etkileşim ve iletişimli, gerek blog yazıları ve sosyal paylaşımlar gerek eğitimler ve seminerlerde bu iletişim tek taraflı olmamalı. Donanım vitrinimize artılar katmalı.

 

 

Nedir bu artılar?

 

İletişim çok yönlü olacağı için düşünebilme yeteneği gelişir, kişi kendinden emin ve istekli olur, motive olmuş birey yaptığı her şeyi isteyerek ve gönülden yapar, donanımsal eksikliklerini bilir ve geliştirmeye çalışır ve belki de en önemlisi kariyeri için bir amaç belirler ve o yönde ilerler.

 

İK’nın geleceği sosyal olduğu kadar içi dolu paylaşımlara bağlı, aksi takdirde günü kurtarmaktan başka bir şey yapmamış oluruz.

 

Yazımın başlığında belirttiğim gibi bugünü değil geleceği değiştirmeye ne dersiniz?

İK’da Bugünü Değil; Geleceği Değiştir…” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s